Sınav stresinin yaşandığı bu dönemde çocukların korkulu rüyası olan ‘sınav kaygısı’ birçok öğrencinin gerçek potansiyellerini ortaya çıkarmasını engelliyor? Peki öğrenciler sınav kaygısından nasıl kurtulacak?Zübeyde ÖZLÜ/ HERKES DUYSUN

BURSA (İGFA) - Klinik Psikolog Merve Ramazan, ‘sınav kaygısı’dan kurtulmanın mümkün olduğunu söyledi. 

Lise ve üniversiteye giriş sınavlarının yaklaştığı bu günler, sınav stresi ve kaygısını da beraberinde getiriyor. Birçok öğrenci bu kaygı sebebiyle gerçek potansiyelini ortaya çıkarmakta zorlanıyor, birçok öğrenci de konuları bildiği halde sınav stresi sebebiyle istediği başarıyı elde edemiyor.

Peki sınav kaygısından kurtulmak mümkün mü? Öğrenciler sınav kaygısından nasıl kurtulabilir? Sınav stresini azaltmak için hangi yollar izlenmeli? Ailenin ve sosyal çevrenin bu konuda öğrenciye nasıl davranması gerekiyor?

Klinik Psikolog Merve Ramazan, tüm bu soruları Herkes Duysun için yanıtladı ve öğrencilerin başarılı bir sınav süreci yaşaması için sınav kaygısı ile başa çıkmanın yollarını anlattı.

SINAV KAYGISINI TETİKLEYEN FAKTÖRLER NELER?

Sınav kaygısının son yıllarda küçük yaşlara indiğini hatırlatan Klinik Psikolog Merve Ramazan, “Sınav kaygısı genellikle liseye ve üniversiteye hazırlanan, LGS ve YKS grubunda çok görülüyor fakat bu grupların dışında da görülen sınav kaygısı, çok daha küçük yaşlara inmiş durumda. Sınavlar artık ortak yapılıyor ve tabii ki bu durum kaygı seviyesini artırıyor. Burada mükemmeliyetçilik ön planda. Başarısızlık korkusu var ya da yeterince hazırlanmamış olma duygusu. Kontrol eksikliği, düşük özgüven, stres ve az uyumak sınav kaygısını tetikliyor.” dedi.

SINAV KAYGISI BELİRTİLERİ NELERDİR?

Sınav kaygısı belirtilerinin üç kategoride incelendiğini söyleyen Klinik Psikolog Merve Ramazan, şu ifadeleri kullandı:

“Sınav kaygısının belirtileri üç kategoride incelenebilir. Öğrencilerde duygusal ve fiziksel belirtiler hatta bazen davranışsal belirtiler gözlemlenebilir. Duygusal belirtiler de; endişe, gerginlik, sinirlilik, konsantrasyon zorluğu hatta beyaz sayfa korkusu dediğimiz beyaz sayfayı görür görmez korku halinin görülmesi, kendi kendine başarısız olacağına dair inanç geliştirmek, umutsuzluk şeklinde sıralanabilir. Fiziksel belirtiler; sınav öncesinde ya da sonrasında ve hatta sınav anında yaşanan baş dönmeleri, mide bulantısı, baş ağrısı, terleme, uyku problemleri, ağız kuruluğu, nefes darlığı… Davranışsal belirtiler ise çalışmaktan kaçınma veya erteleme, sınavdan önce ya da sınav sonra ağlama, dikkat dağınıklığı, unutkanlık.”

UYKU DÜZENİ VE EGZERSİZ ÇOK ÖNEMLİ

Sınav kaygısı ile başa çıkabilmenin en önemli yolunun çalışmaya erken başlamak olduğunun altını çizen Klinik Psikolog Merve Ramazan, “Sınav kaygısından kurtulmak için çalışmaya erken başlamak gerekir. Saati saatine, günü gününe bu sorumluluğumuzu yerine getirirsek ve sindirip öğrenirsek zaten böyle bir kaygı da çok yaşamayız. Hayal kırıklığı yaşamamak adına kendimize gerçekçi hedefler belirlemeliyiz. Pozitif düşünmeye çalışmalıyız. Düzenli egzersizler yapmalıyız. Sınav çağındaki bir çocuğa mutlaka günlük 30 dakikalık yürüyüşler öneriyorum. Ayrıca uyku çok önemli, burada öğrencilerin yapmış olduğu en önemli yanlış uykularını alamıyor olmalarıdır. Kimisi ‘Ben gece daha rahat çalışıyorum, daha rahat odaklanıyorum.’ diyebiliyor ama gece uykumuzu alamadığımızda bir sonraki günden yemiş oluyoruz. Bu sebeple okuldaki derslerimize ya da gittiğimiz diğer ek kurumdaki derlerimize tamamen odaklanamıyoruz. O yüzden mutlaka 8 saat uykuyu öneriyorum. Sınavdan önce mutlaka rahatlama teknikleri kullanın (nefes egzersizi, yoga vs.) ve gerekirse bir psikologdan yardım almaktan da çekinmeyin.” ifadeleriyle önerilerde bulundu.

“SINAV KAYGISI GERÇEK POTANSİYELE ZARAR VERİYOR”

Sınav kaygısının kişinin gerçek potansiyeline zarar verdiğine de değinen Klinik Psikolog Merve Ramazan, “Sınav kaygısı konsantrasyonu bozuyor, odaklanmayı güçleştiriyor ve düşünce becerilerini zorluyor, hafızayı etkiliyor yani çocuk öğrendiklerini hatırlamakta mutlaka güçlük çekiyor. O an motivasyonunu düşürüyor. Fiziksel belirtilere yol açıyor. Bu gibi durum da öğrencinin, sınav anında soruyu yapabilecekken yapamamasına neden oluyor.” şeklinde konuştu.

AİLENİN ÇOCUĞA YAKLAŞIMI NASIL OLMALI?

Sınav kaygısı konusunda en büyük sorumluluğun ailelerde olduğunu kaydeden Ramazan, “Çocuğunuzun duygularını kabul edip onları anlamaya çalışmalısınız. Mutlaka çocuklarınıza destek olun ve aşırı baskından kaçının. Çocukların daha gerçekçi hedefler belirlemesinde yardımcı olun. Sağlıklı bir şekilde çocuğunuzun çalışmasına yardımcı olun. Mutlaka çalışması ile ilgili konuşmalar, istişareler yapın. Rahatlama teknikleri konusunda çocuğunuza yardımcı olabilirsiniz. Tüm bunların dışında en önemlisi bir psikologdan yardım alabileceğinizi çocuğunuza açıkça söyleyin. Bu durumun ütopik bir durum olmadığını, burada bir yardım alınması gerekiyorsa yardım alabileceğinizi çocuğunuza söyleyebilirsiniz.” ifadelerini kullandı.

SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK MÜMKÜN MÜ?

Sınav kaygısından kurtulmanın mümkün olduğunu ve öğrencilerin bununla mücadele etmekten çekinmemesi gerektiğini vurgulayan Klinik Psikolog Merve Ramazan, “Sınav kaygısı birçok öğrenci için yaygın bir problem olabilir ama bu durumda da kurtulmak mümkün. Öncesinde sınav kaygısının nedenini belirleyin, neden bu kaygıyı yaşadığınızı tespit edin. Belirlediğiniz neden karşısında stratejiler geliştirin. Sınav kaygısı hakkında da bilgi edinin. Belki de sınav kaygısının neden olduğunu gerçekten bilmediğiniz için bu kaygıyı yaşıyor olabilirsiniz. Bunun dışında psikologdan da alınacak yardım ile bu kaygıdan kurtulmak mümkündür.” dedi.

Kaynak: igf