Doğan Yatırım Bankası Hazineden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Selamoğlu, cari açığın finansmanının önemli bir risk olarak göründüğünü söyledi.BURSA (İGFA) - Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (BUSİAD) geleneksel Çekirge Toplantısı BUSİAD Evi Bahçesi’nde gerçekleştirildi.

Hayvan üreticilerinin balya sevinci Hayvan üreticilerinin balya sevinci

Murat Selamoğlu’nun, “Global Para ve Döviz Piyasalarında Gelişmeler ve Beklentiler” başlıklı sunumundan önce konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, “İş insanları, bir süredir dalgalı ve sisli bir denizde, yön bulma araçları çalışmadan karaya ulaşmak için çabalayan kaptanlar gibiyiz” dedi.

Küçükkayalar, şunları kaydetti:

“Avrupa’daki durgunluktan bahsedilirken bunun ülkemize etkisinin de yüksek olacağı ifade ediliyor. Bu mümkün olmakla birlikte bu esnek yapımız ile lojistik yakınlığımızın bize avantaj getireceğini düşünenlerdenim kişisel olarak. Ayrıca bu dönemde elde edeceğimiz avantajların ilerideki güzel günlerde katbekat fazlasıyla bizlere geri döneceğine de inanıyorum. Bu koşullarda üretmekten geri durmayan bir topluluk, iyileşen koşullarda kim bilir neler yapar? Günümüzde, ileride ve her zaman hepimize gerekenin güven, istikrar ve öngörülebilirlik olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum".

Küçükkayalar'ın ardından konuşan, Doğan Yatırım Bankası Genel Müdürü Hulusi Horozoğlu, Bankalarının iş dünyası için sağladığı imkanlar hakkında bilgiler verdi.

Horozoğlu, yatırım bankacılığı ürünlerinin yanı sıra dijital bankacılık çözümleri konusunda da iş dünyasına imkalar sağlayacaklarını kaydederek, “Hedefimiz, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunacak bir yatırım bankası olmak. Özellikle ihracatçı şirketlere, katma değerli ürünler üreten şirketlere, bizim de katma değer sağlayacağımız, onların büyüme yolculuklarında çözümler üreteceğimiz bir strateji planladık” dedi.

Murat Selamoğlu ise, sunumuna, 2000-2020 yılları arasındaki dünya ekonomisini anlatarak başladı.

Selamoğlu, 2000-2020 yılları arasında küreselleşen bir dünyadan bahsedilebileceğini belirterek, “Çin dünyanın fabrikasıydı. Rusya Almanya başta olmak üzere Avrupa'ya görece ucuz enerji sağlıyordu. Avrupa ve ABD dünyanın tüketim merkezleriydi. Deflasyonist bir ortam vardı. Enflasyon yüzde 2’leri geçmiyordu. Düşük faiz ve parasal genişleme vardı. Bu ortamda varlık fiyatları yükseliyordu" dedi.

Selamoğlu, talep yönlü baskıların yerine artık arz yönlü baskıların etkin olduğu bir dönemin yaşandığını da kaydederek, son dönemdeki küresel enflasyonun temel nedenin de bu yeni durumun olduğunu kaydetti.

ABD- Rusya ve Çin arasında küresel güç dengelerinin değiştiğini kaydeden Selamoğlu, bu durumun ekonomisinin de oluşmaya başladığını söyledi.

“Hem amaç hem de araç olarak ekonominin de bu mücadelenin ortasında olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, merkez bankalarının enflasyonla mücadelede etkileri geçmiş yıllara göre daha sınırlı olabilir” dedi. Arz kaynaklı enflasyon nedeniyle merkez bankalarının daha sınırlı etkilerinin olduğunu ifade eden Selamoğlu, enflasyon çıpasının kaybolmaması için merkez bankalarının ne politikalar uyguladığının yakından takip edildiğini dile getirdi.